Javascript must be enabled in your browser to use this page.
Please enable Javascript under your Tools menu in your browser.
Once javascript is enabled Click here to go back to Aksaray Sınav Dergisi Dershanesi

Aksaray Sınav Dergisi Dershanesi

Sınav Kaygısı ve Başa Çıkabilme Yolları

Üniversite sınavına hazırlanan gençleri ve ailelerini kaygılandıran birçok faktör bulunmaktadır. Bu kaygıların temelini gelecek endişesi oluşturmaktadır. Bu endişe kontrol altına alınmadığı sürece kaygının azaltılması mümkün değildir. Kaygıyı arttıran faktörlerin en önemlilerinden bir tanesi "belirsizlikler" dir.

Belirsizlik, konuların nasıl yetiştirileceği, eksiklerinin nasıl tamamlanacağı, nelere öncelik verileceği, halihazırda yapılan çalışmaların yeterli olup olmayacağı, deneme sınavlarında gösterilen performansın gerçek sınava nasıl yansıyacağı vb. sorular sonucunda oluşur.

Bir diğer önemli etken de genç ve ailesinin sınava ilişkin ürettikleri olumsuz düşünceler, sınavdan önce sınavın sonucuna ilişkin olumsuz tahmin yürütmeler, karşılaşılan herhangi bir güçlükten sonra sınavın başarılı geçmeyeceğine yönelik atıfta bulunmalardır.

Sınavın, genç ve ailesi tarafından bir kişilik ölçümü veya bir zeka testi olarak görülmesi, başkaları ile kıyaslama kaygıyı arttıran faktörlerin başında gelmektedir. Ailenin sergileyeceği sınava yönelik tutum ve davranışlar, sınava yükledikleri anlam, beklenti düzeyi, gencin kaygı düzeyini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecektir. Ailelerin çocuklarını teşvik etmek, motive etmek, hırslandırmak amacıyla kullandığı yöntemler bazen sınav kaygısının kaynağını oluşturabilir.

Sınav Kaygısı Nedeniyle Gözlenen Olumsuz Duygu, Düşünce ve Davranışlar

  • Sınavı bilgi değerlendirmesi olarak değil de, kişilik değerlendirmesi olarak görme,
  • Derslere çalışmaya rağmen yetersizlik duygusu içerisinde olma,
  • Çalışırken dikkat dağınıklığı, unutkanlık, öğrenilen bilgilerin birbirlerine karıştırılması,
  • Çok çalışmaktan dolayı beynin dolduğunu düşünerek bunalma,
  • Aşırı huzursuzluk, gerginlik, endişe ve sıkıntı hali,
  • Önceki başarısızlıklardan dolayı yeni denemelerde de başarısız olacağı düşüncesi,
  • Önemli sayılan, kendine değer verilen insanların sevgi ve ilgilerini kaybetme,
  • Başarısızlığı bir facia, mahvoluş, her şeyin sonu olarak görme,
  • Sınavı kazanmayı, üniversiteye girmeyi yasalaştırma, mutlaka olması gerekiyormuş gibi düşünme,
  • Sınavı kazanmayı hayatın tek amacıymış gibi görme,
  • Sınavı kazanamamanın her şeyi olumsuz kılacağını düşünme,
  • Bütün bu nedenlerden dolayı, sınav yaklaştıkça yaşanan panik duygusu,

Kaygı esnasında soluk alıp verme hızlanır, terleme başlar, mide spazmları ve bulantılar görülebilir, bunlar tedirginlik duygusuyla kişiyi rahatsız eder, o andaki aktiviteleri olumsuz etkiler. Kaslar gerilmeye başlar, el ve ayaklarda üşüme, avuç içlerinde terleme olur. Nefes alıp vermede düzensizlik, kesik kesik nefes alma, gerginlik, kalp çarpıntısı, bel ağrısı, mide ağrısı, ishal ya da kabızlık, sürekli tuvalete gitme ihtiyacı hissetmesi, sürekli yorgunluk, sürekli baş ağrısı, boyun kaslarının gergin olması vb. Kaygı esnasında organizmada gözlenebilen olumsuz değişikliklerdir.

Bu gibi belirtiler bedensel hastalıkların belirtileri de olabilir. Bu belirtiler bireyde uzun zamandır gözlenmiş ve onun günlük yaşamını etkiler dereceye gelmişse, bireyin bir doktora gidip muayene olmasında yarar vardır.

Kaygılarımı kontrol altına aldım, sınavı kazandım

Kaygının derecesi ve başarılması gereken görevin zorluk seviyesi, kaygının zararlı ya da yararlı olduğunu belirler.

  • Öğrenilen malzeme basit ve kolaysa, yüksek kaygı derecesi bunun çabuk öğrenilmesine yol açar.
  • Öğrenilen malzeme karmaşık ve zorsa, o zaman yüksek kaygı öğrenmeyi zorlaştırır.
  • Orta derecede akademik yeteneği olan öğrenciler ve düşük kaygı düzeyindeki öğrenciler, yüksek kaygı düzeyindeki öğrencilere nazaran daha başarılı olmuşlardır. Çok yüksek ve çok düşük akademik yeteneğe sahip öğrencilerde yüksek ya da düşük kaygılı olmak öğrenme açısından pek fark oluşturmamıştır.

Kaygıyı Azaltacak Bazı Öneriler

  • Çocuğunuz ve siz, gözlerinizi sınavın sonuçlarından ziyade bugün ne yapılabilire çeviriniz. Henüz yapılmamış sınavın sonucuyla ilgilenmeyiniz. Sınavın sonucunun olumlu olabilmesi sizin ve çocuğunuzun "bugün" olumlu tavır ve davranışlar sergilemesiyle mümkün olacaktır.
  • Telaş ve acelecilik paniğe ve kaygıya yol açar. Bu nedenle, zamanın koşuşturma içinde geçirilmemesi, zaman planlamasının yapılması yararlı olacaktır. Bu planlama, hem sizin hem de çocuğunuzun önünüzü görmenizi sağlayacak ve rahatlatacaktır.
  • Sınav öncesinde koşullar üretmeyin. "Şu kadar net yapmalısın, Fizik dersinden şu kadar doğru çıkarmalısın." vb. Bu koşullar sınav sırasında çocuğunuz için birer tehdit haline dönüşebilir.
  • Koşul koymak yerine çocuğunuzla birlikte sınavda uygulanacak stratejileri siz oluşturabilirsiniz.
  • Kaygı bulaşıcı bir duygudur. Siz veli olarak, ne kadar kaygılı iseniz hiç kuşkunuz olmasın ki çocuğunuz da en az o kadar kaygılı olacaktır. Sizin sakin, mantıklı ve olumlu tavırlarınız da çocuğunuzun sakin ve mantıklı davranmasına katkıda bulunacaktır.
  • İçinden çıkılmayacak bir kaygı yaşanıyorsa, o zaman mutlaka bu konuda psikolojik desteğe ihtiyaç duyulmalıdır.

Kaygı “ETER”e benzer. Azı ayıltır, çoğu bayıltır.

 
< Önceki   Sonraki >